Burdasınız : Anasayfa > P > Portre Örnekleri Nedir

Portre Örnekleri Nedir


Sponsorlu Baglantilar



Yaziyla ilgili Resimler

$yazibasligitd
Namık Kemal Portresi
Ekleyen : admin Okunma : 10435
Ekl.: 08-10-2014 Gün.: 08-10-2014

İlgili Yazılar

  • Ilgili yazi bulunamadi..
  • En Son Eklenenler

    08 | Yakıt Yakıt
    Portre Örneği / Namık Kemal
    Namık Kemâl, gayet büyük yuvarlak başlı, pek yüksek alınlı, pembe çehreli, hiddetlendikçe çatılır az eğri kaşlı, koyu elâ gözlü, irice burunlu, fevkalâde güzel ağızlı, kırk yaşından sonra siyah denecek kadar koyulaşmış uzunca, kumral sa­kallı, kısaya mail orta boylu, şişmanca, omuzları geniş, elleri ayakları küçük bir insandı.
    Burnunun sağ tarafında attan düştüğü zaman hasıl olan yaradan kalma bir çiz­gi vardı. Pek nâdir hiddetlenir fakat şiddeti uzun sürerdi. Simasındaki ilahi cazi­beyi tasvirden âcizim. O ulvî simada pek çok mânâlar dolaşırdı.
    Hele gözleri, mükemmel bir insan fıtratının en güzel ma'kesiydi. Şimdi şim­şekler fırlatır, şimdi tebessümlerle dolar, derken hazin hazin ruha işler. Her daki­ka, her saniye ulvî, ümitli, emin, mahzun düşünceli, hakim, ilâhi mânâlar arz eden cevval bir nur...
    Onu her gören meftun, bütün vicdaniyle hürmetkâr olurdu. Kendisini tanıyan­lardan bu hakikati itiraf etmeyen tek kimse yoktu.
    Bu fevkalâdeliğiyle beraber gayet sade idi. Süs, lüks denilebilecek hiçbir hâli­ni bilmiyorum. Pek sade giyinir, saatine altın kordon takmayacak kadar ziynet eş­yasından nefret eder, kolonyadan başka koku sürünmezdi.
    Asla işlemeli gömlekler, mendiller kullanmaz, altın başlı bastonları eline al­maz hele paradan iyice tiksinirdi. (Ali Ekrem Bolayır, Namık Kemâl)

    Portre Örneği / Atatürk
    Gördüğüm fotoğraflara göre, biraz şişman, biraz yorgun, biraz hat­ları kalınlaşmış bir bedenle karşılaşacağımı sanırken, kapıdan bir ışık dalgası halinde giren toplu bir kuvvet ve hayat kaynağı ile birden göz­lerim kamaştı: Bebekleri en garip ve esrarlı madenlerden yapılma bir çift gözün mavi, sarı, yeşil ışıklarla aydınlattığı asabî bir çehre. Yüzde, alında, ellerde bir sağlık ve bahar rengi. Düzgün taranmış, eksiksiz, sarı genç saçlar. Bütün zemberekleri çelikten, ince, yumuşak, toplu, geril­miş, taptaze bir uzviyet.

    Altıyüz senelik bir devri bir anda ihtiyarlatan adamın çehresi gibi ilâhlarınki gibi, yıpranmış bir başın hiç bir izini taşımıyor. Alevden coşkun bir nehir halinde, eski tarihin bütün yıkıntılarını süpüren ve yeni bîr cihanın kuruluşuna yol açan fikirler kaynağı o baş bir yanar­dağ tepesi gibi, taşıdığı ateşe kayıtsız, mavi gök altında sessiz ve gü­lümseyerek duruyor.

    Kendi yarattığı şimşekli bulutlardan, fırtınalardan ve etrafına dök­tüğü feyizli sellerden yegâne müteessir olmayan, meğer O'nun genç başı imiş.

    O günün benim için en büyük nimeti, o efsanevî başı, yakından gör­mem olmuştur.

    AHMET HAŞİM




    En Cok Okunan Yazilar

    02 | Düzlem Düzlem
    07 | Paragraf Paragraf
    08 | Destan Destan
    
    ..:: Online Uyeler ::..
    
    Bi soru sor